AnasayfaÇalışma alanlarıÜyeliklerimYayınlar ve etkinliklerÇeviribilimsel kaynaklarYaşam ÖykülerimÖykülerimÇevirilerYazılarım

Genel:

Anasayfa

Duyurular

Fotoğraf köşesi

İletişim

Popüler bilim köşesi

Popüler linkler

Seminer köşesi

Site Haritası

Sosyal ağ

Şiir Köşesi

Öğrencilerden gelenler

Ziyaretçi defteri


Bir de Çemberlitaş var, dedi adam. O da bir şey mi, dedi kadın, Taşdelene ne demeli ? Ama mideni delmiyor, dedi adam. Olsun, dedi kadın, taşı deliyor ya !
Kedilerim sıkı Beşiktaşlı, Beşiktaşlı da onların haberi yok galiba, ya da var, bana çaktırmıyorlar, dedi delikanlı.
Zaten Galatasaraylı ya da Fenerbahçeli olamazlar ki, dedi kız.
Beşiktaşlı inekler de olur, dedi çocuk. Yok, yok, dedi çiftçi, bendekilerin bir rengi tutmuyor.
Sempozyumda bir bilim kadını kara ve siyah üzerine bir bildiri sundu. Daha önce de ak’ı sunmuş başka bir sempozyumda. Ne de çok kara varmış Türçede öğreniyorum. Peki neden kara beyaz değil Beşiktaş öyleyse. Yazar diyor ki, anlamış bildiriden, kara duygu yüklü sözcükler için kullanılırmış.
Şimdi diyeceksiniz ki, Beşiktaş’ın neresi kara, neresi ak, yok, yok, neresi beyaz, neresi siyah ? Bir Beşik var bir de taş. Beşik ağaçtan yapılır, kahverengidir, taş ise belirsiz bir renktedir, ya da her renktedir. Sahi Beşiktaş bir semt değil midir, deniz kenarında, İstanbul’da, iskeleli, bol otobüs duraklı, bol dükkanlı, dik yokuşlu? Neden Beşiklitaş değil de Beşiktaş, neden Çembertaş değil de Çemberlitaş, diye sordu çocuk? Nişantaşında nişan mı kıyılırmış, diye sordu başka bir çocuk? Dikilitaş neden dikilip dururmuş? Neredeymiş o Dikilitaş? Kıztaşında kızlar mı dolaşırmış? Kabataş’ın neresi kabaymış neresi ince? Neymiş bu taşların hikmeti? Köyde taşlı tarlalar varmış, ama makbul değilmiş Beşiktaş’taki arsalar kadar? Oysa o da taş bu da taş! Bir de göktaşı varmış, dedi bilge bir kişi. Taş atıp durma, dedi çocuk! Taş attım da kolum mu yoruldu, dedi politikacı.